Haberler / Tüsiad Basın Bültenleri
Tüm Bültenler
Etkinlikler
< Geri Dön


TÜSİAD-TBV 14. eTR Ödül Töreni Konuşması:

10/5/2017

Erol Bilecik- TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı
10 Mayıs 2017




Saygıdeğer Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

TÜSİAD Yönetim Kurulu adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.

TÜSİAD ve Türkiye Bilişim Vakfı işbirliğiyle bugün on dördüncüsünü gerçekleştirdiğimiz eTürkiye Ödüllerinin gelenekselleşmesi ve gördüğü ilgi bizi gururlandırıyor. STK’lar tarafından, kamu yararı anlayışıyla, kamunun ödüllendirildiği bu çok özel etkinliğe son yedi yıldır Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığımızın ev sahipliği yapmasından onur duyuyoruz. Buna imkan sağlayan tüm TBMM başkanlarımıza şükranlarımızı sunuyoruz. Bu vesileyle, Türkiye Büyük Millet Meclisi’mizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı ve minnetle anıyorum. Manevi şahsiyetine saygısızlık içeren, son günlerde muhtelif medyalarda ortaya çıkan her türlü söz ve davranışı şiddetle kınadığımızın da altını tekrardan çizmek istiyorum.

Sayın Konuklar,

Zamanın, eskiye göre çok daha hızlı aktığı bir çağdayız. Teknoloji ve dijitalleşme bu hızın en önemli tetikleyicileri. Günümüzde dijitalleşmenin kamu ve özel ayırt etmeksizin tüm sektörlerde önemli bir dönüşümü sağladığını artık hepimiz biliyoruz. Büyük veri, nesnelerin interneti gibi kavramlar artık günlük sohbetlerimizin konusu haline geldi. Bilgi teknolojileri alanındaki gelişmeler iş yapış şekillerini baştan aşağı değiştirdi. Eskiden günler alan üretim işlemleri dakikalara indi, müşteri sistemleri kontrolü 7/24 yapılabilmekte, çözüm ve hizmet geliştirme kapasitesi arttı… Bunlar dijitalleşmenin şirketlere ve kullanıcılara sağladığı avantajlardan yalnızca birkaçı.

Bununla birlikte, dijitalleşmenin, teknoloji kullanımının artırılmasıyla sağlanabileceği yanılgısı da oluşabiliyor. Oysa dijitalleşme, teknoloji kullanımını içeren, ancak onunla sınırlı olmayan bir kavram. Dijital değişim; rekabet avantajı sağlayacak, verimlilik ve büyüme getirecek inovatif iş modelleri, ürünler, hizmetler ve müşteri deneyimleri yaratmaktan geçiyor. Artan müşteri beklentileri, verimlilik ve rekabet baskısı yenilikçi fikirlere yatırım yapmayı gerektiriyor.

TÜSİAD olarak biz de bu anlayışla dijital ekonomiyi çalışmalarımızın merkezine aldık. Teknoloji konusundaki çalışmalarımızın geçmişi aslında oldukça eskiye dayanıyor. 1997’ten beri TÜBİTAK ve TTGV ile birlikte, özel sektör kuruluşlarını “Teknoloji Ödülleri” ile ödüllendiriyoruz.

Dijital dönüşüme katkı sağlayacak çalışmaları, akademik olarak desteklemek üzere Bilkent Üniversitesi ile birlikte “Bilgi Toplumu Forumu”nu kurduk. Ayrıca KOBİ’lerimizin dijitalleşme konusunda ihtiyaçlarını tespit ederek dijital stratejilerini oluşturmada katkı sağlayan çalışmalar yapıyoruz.

Bu dönüşüm sürecinin en önemli ayaklarından biri olan sanayi sektöründe dijitalleşme konusunda, geçen yıl içerik ortağımız BCG ile Sanayi 4.0 konulu bir rapor yayınladık. Ardından ise, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın öncülüğünde oluşturulan Sanayide Dijital Dönüşüm Platformu’nda diğer paydaşlarımızla birlikte ülkemize bu alanda katkı sağlama gayretindeyiz.

Ve siz değerli katılımcıların çok iyi bildiği gibi, 2003 yılından bu yana, Türkiye Bilişim Vakfı ile birlikte, kamu kurumları ve belediyelerin eDevlet projelerini “eTürkiye Ödülleri” ile teşvik ediyoruz.

Çünkü biliyoruz ki dijitalleşme sadece iş dünyasının değil kamunun da dönüşümünde çok önemli bir itici güçtür. Dijitalleşen ekonomi içerisinde dijital devletin varlığı büyük önem taşıyor. Gelirler, harcama ve istihdam hacmi dikkate alındığında “kamu” ekonomideki önemli aktörlerden birisidir. Toplumsal ve iş yaşamında dijitalleşmenin gelişmesiyle, bireylerin ve iş dünyasının dijital devlet yönünde beklentilerini yükseltmesi de kaçınılmazdır. Bu beklentiyi karşılamanın, kamu yönetimi anlayışının ve performansının gelişiminde önemli bir aşama olacağına inanıyoruz.

Siz değerli kamu ve yerel yönetim temsilcilerinin çok yakından izlediği gibi, kamu yönetiminde vatandaş odaklı (citizen centric) yaklaşımdan vatandaşın yönlendirici (citizen driven) olduğu yaklaşıma doğru bir dönüşüm yaşandığı, OECD tarafından son yıllarda yapılan çalışmalarda öne çıkan bir gelişmedir. Dijital teknolojiler, hedeflenen “daha açık, daha katılımcı ve daha yenilikçi bir kamu yönetimi” yolunda en önemli kolaylaştırıcı konumundadır. Çünkü dijital katılımcı modeller sayesinde, kamunun “politika oluşturma, hizmet tasarımı ve sunumu” süreçlerinde vatandaşların, iş dünyasının ve sivil toplum örgütlerinin katkıları daha etkin bir şekilde alınabilir, daha yenilikçi ve çözüm odaklı eylemler hayata geçirilebilir.

Bu bakışla; ülkelerin dijital devlet stratejilerini oluştururken, kamu yönetiminin tamamında veri-temelli bir kültürün yerleşmesi, açık veriler ile bir yandan şeffaflığın diğer yandan daha iyi hizmet sunumunun iyileştirilmesi önemle vurgulanmaktadır. Devletin düzenleyici ve yasa yapma kapasitesinin hem dijital teknolojilerden azami ölçüde yararlanmak hem de güvenlik ve mahremiyetle ilgili riskleri yönetmek için etkili şekilde kullanılması da tavsiye edilen stratejiler arasında yer alıyor.

2000’li yılların başında e-Avrupa İnisiyatifi’ne paralel e-Türkiye inisiyatifi ile başlayan e-Devlet yolculuğumuzda kaydettiğimiz ilerlemeyi daha da ileriye taşımalıyız. AB 28+ ülkeleri arasında iki yılda bir yapılan 2015 tarihli en son değerlendirmede, kullanıcı odaklılık kriterinde özellikle online hizmetin mevcudiyeti ve kullanılırlığında birinci grup ülkeler arasındaydık. Kullanım kolaylığı ve hızı ile şeffaflık kriterleri bakımından ise ikinci sıradaki ülke grubunda yer aldık. Daha fazla motive olarak bu gelişim istikametini günümüz ve gelecekte de sürdürmemiz önemli olacaktır.

Bu noktada, kamuda e-dönüşüme liderlik edenlerin rolü öne çıkıyor. e-Devlet’i, sadece verimlilik için değil, daha şeffaf ve hesap verebilir, daha yenilikçi, daha katılımcı ve kapsayıcı; neticede güvenilir bir devlet için temel unsur olarak görüyoruz. Bu anlayışı içselleştirmiş e-dönüşüm liderleri ve tüm kamuya bu anlayışın sirayet etmesiyle bunu başarabiliriz.

Birçok sektörü yatay kesen bilgi teknolojileri ve dijitalleşmenin çeşitli yönlerinin, çeşitli bakanlıkların sorumluluk alanına girdiği hepimizin malumudur. Bu anlamda, kamuda koordinasyonu en etkili şekilde yapacak ve özel sektör ve STK katılımcılığını sağlayacak bir kurul veya yapının geliştirilmesini önemli görüyoruz. Bu yönde TÜSİAD olarak her türlü çalışma ve desteği memnuniyetle sunmak isteriz.

Sayın Konuklar,

Dinamik nüfus yapımız, bilişim teknolojilerinin kullanımındaki artış ve mobil uygulamaların gelişimi dikkate alındığında, dijital dönüşüm sürecinde güçlü bir mesafe kat etme potansiyelimiz olduğunu her zaman vurguluyoruz.

Arz tarafındaki çalışmaların yanında, talebi de canlandıracak adımlar da önem taşıyor. Türkiye’nin bilgi toplumuna dönüşebilmesi, toplumun geniş kesimlerinin BİT sektöründeki ürün ve hizmetlerden eşit biçimde yararlanmasıyla ve dijital uçurumun azaltılmasıyla mümkündür. Bu ise, internet okuryazarlığının artırılmasına, yani eğitim ile toplumsal becerilerin geliştirilmesine dayanıyor. Teknoloji çağında geride kalmamak için teknolojiyi kullanacak ve üretecek bilgi ve beceriye sahip bireyler yetiştirmeye odaklanmak gerekiyor.

Sayın Konuklar,

Sözlerime son verirken, eTürkiye Ödüllerine aldığımız her başvuru, geliştirilen her yeni projenin, bilgi toplumuna dönüşüm yolunda bizi ileri taşıdığını vurgulamak istiyorum. Bu nedenle finale kalsın-kalmasın, ödüle başvuran tüm kamu kurumu ve belediye temsilcilerini içtenlikle tebrik ediyorum. TBMM Başkanlığımıza, etkinlik ortağımız Türkiye Bilişim Vakfı'na, değerli sponsorluğu için Vodafone’a, ödül değerlendiricilerine, jüri üyelerimize ve bu organizasyonda emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum.

 


Tüsiad
Görseller
  Logo
Kısa Tanıtım


      RSS  
  Share  Paylaş